Eylül ayı arıcılıkta artık sezonun sonuna geldiğimiz, kovanı kışa hazırlamaya başladığımız dönemdir. Bu ay yapılacak kontrolleri hafife almamak gerekir. Çünkü arının kışa nasıl gireceği, büyük ölçüde Eylül ve Ekim aylarında yapılan hazırlıklara bağlıdır.
Bu dönemde amaç artık bal hasadını düşünmekten çok koloninin yeterli stokla, genç ve sağlıklı kış arılarıyla, güçlü bir ana arıyla ve düşük Varroa baskısıyla kışa girmesini sağlamaktır.
Özellikle bu yıl birçok bölgede yaban arısı baskısının oldukça yüksek olduğunu görüyoruz. Arıcıların eşek arısı olarak tanımladığı yaban arıları kovanların önünde yoğunlaşabiliyor, zayıf kolonileri sıkıştırıyor ve fırsat bulduğunda yağmaya yöneliyor. Bu nedenle Eylül ayında kovan girişlerinin kontrolü her zamankinden daha önemli.
1. Kovan girişlerini daraltın
Eğer stok ballar verildiyse ve kovan içerisinde arının koruyabileceğinden daha geniş bir alan bırakıldıysa kovan girişlerini daraltmak gerekir.
Buradaki amaç arının savunabileceği alanı küçültmek ve dışarıdan gelecek yağmacı arılarla yaban arılarının kovana girişini zorlaştırmaktır.
Özellikle nüfusu azalmış kolonilerde geniş kovan girişi bırakmak doğru değildir. Arı sayısı ile kovan girişinin genişliği birbirine uygun olmalıdır.
Ancak girişi tamamen kapatmak da doğru değildir. Kovanın havalandırması devam etmeli, arının giriş çıkışı rahat olmalı ve özellikle gece-gündüz sıcaklık farklarının arttığı bu dönemde içeride aşırı nem oluşmasına izin verilmemelidir.
2. Bu yıl yaban arısı baskısına özellikle dikkat
Bu sezon birçok bölgede yaban arısı olarak tanımladığımız eşek arılarının oldukça fazla olduğunu görüyoruz. Koloniler zayıfladıkça bu baskı daha da önemli hale geliyor.
Yaban arıları özellikle zayıf kolonilerin önünde yoğunlaşabilir. Kovanda yeterli arı yoksa arılar girişte savunma yapmakta zorlanır.
Bu nedenle Eylül ayında kolonileri tek tek kontrol ederken sadece bal miktarına bakmayın. Kovan girişindeki arı yoğunluğuna, savunma davranışına ve koloninin genel nüfusuna da bakın.
Yaban arısı baskısının yoğun olduğu bölgelerde kovan girişlerinin daraltılması, açıkta bal ve şurup bırakılmaması ve yağmayı teşvik edecek uygulamalardan kaçınılması gerekir.
3. Yağmaya karşı dikkatli olun
Eylül ayında nektar akımının azalmasıyla birlikte arılar arasında yağma riski artabilir.
Özellikle kolonilere kek, şurup veya başka bir besleme yapılırken bunu kovan dışında arıların kolayca ulaşabileceği şekilde yapmak yağmayı tetikleyebilir.
Besleme yapılacaksa mümkün olduğunca akşam saatlerinde ve kontrollü şekilde yapılması, kovan girişlerinin daraltılması ve zayıf kolonilerin özellikle takip edilmesi gerekir.
Bir koloninin önünde aşırı arı hareketi görmek her zaman iyi bir şey değildir. Eylül ayında bazen gördüğünüz yoğunluk, nektar akımından değil yağmadan kaynaklanabilir.
4. Varroa kontrolünü kesinlikle ihmal etmeyin
Eylül ayında yapılacak en önemli kontrollerden biri Varroa kontrolüdür.
Kışa girecek arıların sağlıklı olması gerekir. Varroa baskısı yüksek olan kolonilerde kış arılarının yaşam süresi ve genel koloni sağlığı olumsuz etkilenebilir.
Bu nedenle “arıda Varroa görmedim” diyerek karar vermek doğru değildir. Koloninin Varroa seviyesinin uygun bir yöntemle takip edilmesi gerekir.
Gerekli görülüyorsa ruhsatlı ve arıcılık mevzuatına uygun Varroa mücadele ürünleri, etiket talimatlarına göre kullanılmalıdır.
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Eylül ayında yapılan Varroa mücadelesi sadece bugünkü arıyı değil, kışa girecek arı neslini düşünerek yapılmalıdır.
5. Koloninin nüfusunu kontrol edin
Eylül ayında artık koloninin kaç çıta arıyla kışa gireceğini daha net görmeye başlarız.
Kovanı açtığınızda sadece “kaç çıta arı var?” diye bakmayın. Arının çıta üzerindeki yoğunluğuna, yavru alanına, ana arının durumuna ve genç arıların varlığına bakın.
Kışa girecek kolonide genç arıların fazla olması önemlidir.
Genç arılarla kışa giren kolonilerin kışı geçirme şansının daha yüksek olduğu sahada da bilinen bir durumdur. Ancak burada yüzde 80 gibi tek bir oranı bütün kolonilere uygulamak doğru olmaz. Kış kayıpları bölgeye, arı ırkına, Varroa seviyesine, beslenmeye, ana arının durumuna, kış şartlarına ve koloni gücüne göre değişir.
Bizim hedefimiz oran hesaplamak değil, kışa mümkün olduğunca sağlıklı ve genç arıyla girmek olmalıdır.
6. Ana arıyı mutlaka kontrol edin
Eylül ayında ana arı kontrolünü de ihmal etmeyin.
Ana arının yumurtlama düzeni, yavru alanının bütünlüğü ve koloninin genel gelişimi bize kışa hazırlık hakkında önemli bilgi verir.
Ana arısı problemli, çok zayıf veya düzensiz gelişen kolonileri “nasıl olsa baharda toparlar” diyerek bırakmak her zaman doğru değildir.
Eğer koloni kışa giremeyecek kadar zayıfsa, uygun şartlarda güçlü bir koloniyle birleştirme değerlendirilmelidir.
Çünkü kışın iki zayıf koloni ayrı ayrı kaybedilmek yerine, doğru zamanda birleştirilmiş tek güçlü koloni olarak bahara çıkabilir.
7. Stok balı varsa arıyı gereksiz yere aç bırakmayın
Burada özellikle bir konuya değinmek istiyorum.
Bazı arıcılarımız koloni başına 10 kilogram bal aldıktan sonra arıya kek veya besleme vermeyi maliyet olarak görüyor.
Arkadaşlar, 10 kilogram bal bugün yaklaşık 8.000 TL değerindeyse ve koloninin kış boyunca ihtiyacı olan takviyeyi sağlamak için yaklaşık 10-12 kilogram kek kullanmanız gerekiyorsa bunun maliyetini sadece “arıya para harcıyorum” diye değerlendirmeyin.
Bugün perakende olarak alınan 1 kilogram kek yaklaşık 70-80 TL seviyesine gelebiliyor. Üreticiden koli bazında alındığında ise kilogram maliyeti yaklaşık 60-65 TL seviyelerine düşebiliyor. Fiyatlar üreticiye, içeriğe ve satın alma miktarına göre değişir.
Örneğin 1 kilogram kek 15 günde tüketiliyorsa Nisan ayına kadar yaklaşık 12 kilogram civarında bir tüketim ortaya çıkabilir.
Bu da bugünkü fiyatlarla kabaca 720-960 TL arasında bir maliyet anlamına gelir.
Burada asıl mesele şu:
10 kilogram balı alıp arının kışlık stokunu düşünmemek tasarruf değildir.
Arının elindeki stok yetersizse, kış boyunca açlık riski varsa ve koloniyi kurtarmak için 1.000 TL civarında bir takviye gerekiyorsa bu parayı harcamaktan kaçınmak ekonomik davranmak değildir.
Çünkü o koloninin kendisi, bahar gelişimi, ana arısı, iş gücü ve sonraki sezon üretimi çok daha değerlidir.
8. Kek ne kadar verilmeli?
Burada bütün kolonilere aynı miktarı vermek doğru değildir.
Ortalama 5-6 çıtalık bir koloninin 1 kilogram keki yaklaşık 10-15 gün içerisinde tüketmesi mümkün olabilir. Ancak bu kesin bir tüketim standardı değildir.
Bazı koloniler daha hızlı tüketir, bazı koloniler daha yavaş tüketir.
Bu nedenle 1 kilogram keki verdikten sonra “15 gün doldu, tekrar mutlaka 1 kilogram vereceğim” şeklinde mekanik bir uygulama yerine koloninin tüketimini kontrol etmek gerekir.
Kek tamamen bitmişse, koloni güçlü ve ihtiyaç devam ediyorsa yeniden takviye yapılabilir.
Kek tüketilmiyorsa veya çok yavaş tüketiliyorsa bunun nedenine bakılmalıdır.
Arının gerçekten stoğa ihtiyacı var mı?
Koloninin nüfusu ne durumda?
Hava sıcaklığı nasıl?
Yavru durumu nasıl?
Kovan içerisindeki mevcut bal miktarı yeterli mi?
Bu sorular cevaplanmadan sadece takvim üzerinden besleme yapmak doğru değildir.
9. Fondan veya kek kullanılabilir
Hava şartları ve koloninin stok durumu uygun olduğunda fondan veya kek, kış döneminde stok takviyesi amacıyla kullanılabilir.
Ancak kek, koloninin sahip olması gereken doğal bal stokunun yerine düşünülmemelidir.
Arının kışlık besininde öncelik yeterli ve uygun kalitedeki bal stokunun bulunmasıdır.
Kek gerektiğinde destek olarak kullanılmalıdır.
Özellikle sonbaharda koloninin gerçek stok durumunu bilmeden “nasıl olsa kek veririm” düşüncesiyle bal stokunu yetersiz bırakmak doğru değildir.
10. Kovan hacmini koloniye göre ayarlayın
Eylül ayında kovan içerisinde arının koruyamayacağı kadar geniş alan bırakmamaya dikkat edin.
Koloni 5-6 çıta arı üzerindeyse bütün kovanı gereksiz şekilde geniş bırakmak doğru olmayabilir.
Arının bulunduğu alan ile kovan hacminin birbirine uygun olması gerekir.
Amaç arıyı sıkıştırmak değil, koloninin kış boyunca kontrol edebileceği bir alan oluşturmaktır.
Kullanılmayan fazla alan, özellikle zayıf kolonilerde nem ve sıcaklık yönetimini zorlaştırabilir.
11. Kışa girecek arının kalitesini düşünün
Eylül ayında yapılan her uygulamanın temel amacı aslında aynıdır:
Kış arısını korumak.
Varroa’yı kontrol etmek, yeterli stok bırakmak, ana arıyı kontrol etmek, yaban arısına karşı önlem almak, yağmayı engellemek ve koloninin nüfusunu dengede tutmak hep bunun için yapılır.
Kışa girerken çok fazla yaşlı arı bulunan, Varroa baskısı yüksek, ana arısı problemli ve stokları yetersiz bir koloniyle baharı beklemek büyük risk oluşturur.
Buna karşılık genç arısı bol, ana arısı sağlıklı, Varroa seviyesi kontrol altında ve yeterli stokla kışa giren koloninin şartları çok daha farklıdır.
12. Eylül ayında kovan açarken neye bakacağız?
Eylül ayında kovanı açtığınızda mümkün olduğunca sistemli kontrol yapın.
Önce koloninin nüfusuna bakın. Daha sonra ana arının ve yavrunun durumunu kontrol edin. Mevcut bal ve polen stokunu değerlendirin. Varroa durumunu takip edin. Kovanın gereğinden fazla geniş olup olmadığına bakın.
Daha sonra kovan girişini kontrol edin.
Giriş çok geniş mi?
Koloni bunu savunabiliyor mu?
Yaban arısı baskısı var mı?
Yağma belirtisi görülüyor mu?
Bu kontrollerden sonra besleme gerekip gerekmediğine karar verin.
13. Eylül ayında arıcı için en önemli konu: Koloniyi bahara taşımak
Arıcılıkta bazen yaz dönemindeki bal miktarına fazla odaklanıyoruz.
Halbuki güçlü bir koloni sadece o yılın balını üretmez. Aynı zamanda gelecek sezonun üretim kapasitesini de oluşturur.
Bu nedenle Eylül ayında “Bu koloniden ne kadar bal aldım?” sorusundan önce “Bu koloni kışa nasıl girecek?” sorusunu sormak gerekir.
10 kilogram bal aldığınız bir koloniyi kışlık stok konusunda yalnız bırakarak kaybetmek, arıcılık açısından kazanç değildir.
Gerekiyorsa kek verilir.
Gerekiyorsa stok tamamlanır.
Gerekiyorsa koloni birleştirilir.
Gerekiyorsa kovan hacmi daraltılır.
Gerekiyorsa Varroa mücadelesi yapılır.
Çünkü arıcılıkta amaç sadece kovandan bal almak değildir. Güçlü koloniyi korumak ve bir sonraki sezona taşımaktır.
Eylül ayı bunun için geç kalınacak bir ay değildir. Tam tersine, kışa hazırlığın ciddi şekilde başladığı aydır.
Arıcılık ve Bilgi Paylaşım Grubumuza Gelin.
Gruba Katıl


çok teşekkür ederim bilgi için