Arıcılık.org sana bir ses kaydı gönderdi Omuz omuza arıcılık...
Whatsapp grubumuza katılabilirsiniz. Katıl

Kışa Girecek Arıda Varroa Kaç Olmalı?

Kışa girecek arıda Varroa yükü mümkün olduğunca düşük tutulmalıdır. Varroa sayımı, sonbahar mücadelesi ve tedavi sonrası kontrol kış hazırlığının temel aşamalarıdır.

Kışa girecek arıda Varroa kontrolünü gösteren, arıcı tarafından incelenen bal arısı çerçevesi
Kış öncesinde Varroa yükünün kontrol edilmesi, koloninin sağlıklı kışlaması açısından önemlidir.
Arıcılık topluluğumuzun güncel paylaşımları ve yardımlaşması için WhatsApp grubumuza katılın.

Kışa girecek arıda Varroa yükü, sonbahar bakımının en önemli kontrollerinden biridir. Koloninin bal stoğu yeterli olsa bile yüksek Varroa baskısı varsa kışlama başarısı ciddi şekilde düşebilir.

Arıcıların sık sorduğu “Kışa girecek arıda Varroa kaç olmalı?” sorusuna ise tek bir rakamla cevap vermek doğru değildir. Varroa yükü; ölçüm yöntemi, koloni gücü, yavru miktarı ve mevsim dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Bizim sahadaki yaklaşımımız nettir: Kışa girecek kolonide Varroa yükü mümkün olduğunca düşük tutulmalıdır. Özellikle kış arılarının yetiştiği dönemde yüksek Varroa baskısına izin verilmemelidir.

Varroa’nın ne olduğu, arıya nasıl zarar verdiği ve temel mücadele yöntemleri için Varroa Nedir? başlıklı rehberimiz de bu konunun temelini oluşturuyor.

Kışa Girmeden Önce Varroa Neden Kontrol Edilmeli?

Varroa destructor yalnızca erişkin arıların üzerinde bulunan bir akar değildir. Koloninin gelişimini, yavru sağlığını ve arıların genel direncini etkileyen önemli bir sorundur.

Yaz boyunca çoğalan Varroa, sonbaharda koloni nüfusu azaldığında daha ciddi bir baskı oluşturabilir. Yazın güçlü görünen bir kolonide bulunan aynı sayıdaki akar, sonbaharda daha az arı bulunduğu için çok daha yüksek bir bulaşıklık oranına karşılık gelebilir.

Bu nedenle yaz döneminde yapılan bir mücadelenin ardından sonbaharda yeniden kontrol yapılmalıdır. “İlaçlamayı yaptım, Varroa bitti.” yaklaşımı doğru değildir.

Asıl önemli olan uygulamadan sonra kolonideki Varroa seviyesinin gerçekten düşüp düşmediğini görmektir.

Varroa Kaç Olmalı?

Varroa değerlendirmesinde yalnızca kovanda kaç akar bulunduğuna bakmak yeterli değildir. Önemli olan, belirli sayıdaki erişkin arıya düşen Varroa miktarıdır.

Örneğin 300 arılık bir örnekte 6 Varroa bulunuyorsa bulaşıklık oranı:

6 ÷ 300 × 100 = %2 olur.

Bu nedenle “kovanda 10 Varroa gördüm” şeklindeki bir ifade tek başına anlamlı değildir. 10 Varroa’nın kaç arı üzerinden bulunduğu bilinmelidir.

Sonbaharda yaklaşık %2 ve üzerindeki seviyeler, birçok Varroa yönetim yaklaşımında müdahalenin değerlendirilmesini gerektirebilecek bir düzey olarak ele alınır. Ancak bunu Türkiye’deki bütün koloniler için değişmez bir sınır olarak görmek doğru değildir.

Çünkü Varroa riski yalnızca yüzdeye bağlı değildir. Koloninin içinde bulunduğu dönem, yavru miktarı ve ölçüm yöntemi de sonucu etkiler.

Bu nedenle bizim için asıl hedef “eşik değerin biraz altında kalmak” değil, kışa mümkün olan en düşük Varroa yüküyle girmektir.

Varroa Nasıl Sayılır?

Sahada en çok kullanılan yöntemler arasında alkol yıkama ve şeker silkeleme bulunur.

Alkol yıkama yönteminde belirli sayıda erişkin arı alınır ve arıların üzerindeki Varroalar ayrılarak sayılır. Şeker yönteminde ise arılar pudra şekeriyle kaplanır ve akarların arılardan ayrılması sağlanır.

Şeker yöntemi arıların öldürülmemesi açısından avantajlıdır. Ancak uygulamanın doğru yapılması gerekir. Şekerin arıları yeterince kaplamaması veya yeterli süre silkeleme yapılmaması, gerçek Varroa sayısının düşük çıkmasına neden olabilir.

Bu nedenle hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın aynı yöntemi standart biçimde uygulamak ve sonuçları düzenli takip etmek önemlidir.

Varroa kontrolünü tek bir ilaç uygulaması olarak görmek yerine zamanlama, ölçüm, uygulama ve yeniden kontrol aşamalarını birlikte değerlendirmek gerekir. Bu yaklaşımı Varroa ile Mücadele Stratejisi rehberimizde daha ayrıntılı ele alıyoruz.

Örnek Nereden Alınmalı?

Varroa ölçümünde yalnızca kaç arı alındığı değil, hangi arıların alındığı da önemlidir.

Yavrulu çerçevelerin üzerinde çalışan arılarla kovanın farklı bölümlerindeki arıların Varroa yükü aynı olmayabilir.

Ayrıca kapalı yavru bulunduğu dönemde erişkin arılar üzerinden yapılan ölçüm, kovandaki toplam Varroa popülasyonunu olduğundan düşük gösterebilir. Çünkü Varroa’nın önemli bölümü çoğalmasını kapalı yavru gözlerinde gerçekleştirir.

Bu nedenle sonbaharda ölçüm yapılırken koloninin yavru durumu da mutlaka dikkate alınmalıdır.

Düşük çıkan tek bir ölçüm, koloninin Varroasız olduğu anlamına gelmez.

Ekim Ayında Varroa Kontrolü Neden Önemli?

Ekim ayı artık kış hazırlığının son bölümüdür.

Bu dönemde arıcıların yalnızca bal stoğuna bakması yeterli değildir. Koloninin gücü, ana arının durumu, yavru miktarı ve Varroa yükü birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle kış arılarının yetiştiği dönemde yüksek Varroa baskısının devam etmesine izin verilmemelidir.

Arıcıların sık yaptığı hata, bal hasadından sonra bir kez mücadele yapıp konuyu kapatmaktır. Oysa tedavi sonrasında Varroa seviyesinin tekrar kontrol edilmesi, uygulamanın gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamanın en güvenilir yollarından biridir.

Bu nedenle Varroa mücadelesinin temel mantığı:

Ölç → değerlendir → uygula → yeniden ölç şeklinde olmalıdır.

Tedaviden Sonra Neden Yeniden Sayım Yapılmalı?

Bir ürünün kovana uygulanmış olması, mücadelenin başarılı olduğunu kanıtlamaz.

Tedavi sonrası Varroa seviyesi hâlâ yüksekse uygulamanın etkinliği, zamanlaması, kullanım şekli veya koloninin mevcut durumu yeniden değerlendirilmelidir.

Ayrıca Varroa popülasyonu yeniden yükselebilir.

Bu nedenle sonbaharda yapılan ölçüm, yalnızca tedavi kararının verilmesi için değil, tedavinin sonucunun görülmesi için de kullanılmalıdır.

Arıcının “ilaç verdim” demesi yerine “uygulamadan sonra Varroa seviyesini tekrar ölçtüm” diyebilmesi çok daha doğru bir yönetim anlayışıdır.

Varroa mücadelesinde yalnızca kimyasal uygulamalara bağlı kalmadan farklı yöntemlerin birlikte değerlendirilmesi için Varroa ile Entegre Mücadele yaklaşımı da önemlidir.

Varroa Görmek Her Zaman Büyük Bulaşıklık Anlamına Gelir mi?

Kovan kapağını açtığınızda birkaç arının üzerinde Varroa görmek, koloninin tamamındaki bulaşıklık oranını göstermez.

Aynı şekilde birkaç arıyı kontrol edip Varroa görememek de koloninin Varroasız olduğu anlamına gelmez.

Gözle yapılan rastgele kontrol, ancak bir uyarı işareti olarak değerlendirilmelidir.

Gerçek durumun anlaşılması için belirli sayıda arı üzerinden standart bir ölçüm yapılmalıdır.

Bu özellikle kışa yaklaşırken önemlidir. Çünkü sonbaharda koloninin nüfusu azalırken birkaç Varroa bile önceki aylara göre daha büyük bir risk oluşturabilir.

Varroa İçin Sürekli Aynı Uygulamaya Güvenilir mi?

Varroa mücadelesinde aynı etken maddeyi yıllarca düşünmeden kullanmak doğru değildir.

Varroa popülasyonlarında bazı etken maddelere karşı direnç gelişebilir. Bu nedenle bir uygulamanın geçmişte başarılı olması, aynı uygulamanın her yıl aynı sonucu vereceği anlamına gelmez.

Ancak çözüm yalnızca ürün değiştirmek de değildir.

Koloni takibi, doğru zamanda yapılan mücadele, biyoteknik uygulamalar ve tedavi sonrası ölçüm birlikte düşünülmelidir.

Özellikle biyoteknik yöntemlerin Varroa yönetimindeki yerini görmek isteyen arıcılar için Biyoteknik Varroa Mücadelesi rehberimiz ayrıca değerlendirilebilir.

Kışa Girecek Arıda Sıfır Varroa Mümkün mü?

Arıcının hedefi elbette mümkün olan en düşük Varroa seviyesine ulaşmak olmalıdır.

Ancak “kovanda kesinlikle tek bir Varroa bile bulunmayacak” şeklindeki yaklaşım pratik bir ölçüm standardı değildir.

Asıl hedef, koloniyi kış boyunca zarar verecek seviyelere ulaşabilecek Varroa baskısından korumaktır.

Bu nedenle birkaç akar görülmesini tek başına felaket olarak değerlendirmek yerine, koloninin toplam bulaşıklık oranına ve mevsimsel riskine bakılmalıdır.

Arıcılıkta hedef Varroa’yı bir anda tamamen ortadan kaldırmak değil, koloninin sağlığını bozmayacak kadar düşük seviyede tutmaktır.

Kışa Girerken Sadece Varroa’ya Bakmak Yetmez

Varroa kontrolü kış hazırlığının önemli bir parçasıdır ancak tek başına yeterli değildir.

Kışa girecek kolonide yeterli bal stoku, sağlıklı ve yeterli nüfus, iyi durumda bir ana arı, uygun kovan hacmi ve düşük hastalık baskısı birlikte değerlendirilmelidir.

Kovanda bol miktarda bal bulunup Varroa yüksekse sorun vardır.

Varroa düşük olup koloni çok zayıfsa yine sorun vardır.

Koloni güçlü olup bal stoku yetersizse kışlama yine risklidir.

Bu nedenle kış hazırlığında bütün parçalar birlikte ele alınmalıdır.

Özellikle bal hasadından sonra koloninin genel durumunu yeniden değerlendirmek, yalnızca Varroa açısından değil kış hazırlığının tamamı açısından önemlidir.

Kışa Girecek Arıda Varroa Kaç Olmalı?

Kışa girecek arıda Varroa’nın mümkün olduğunca düşük olması gerekir. Sonbaharda yaklaşık %2 seviyeleri ve üzeri, koloni koşullarına göre mücadele kararının yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Ancak bunu bütün koloniler için değişmez bir sınır olarak kullanmak doğru değildir.

Daha doğru yaklaşım, 100 arı başına Varroa oranını düzenli olarak takip etmek ve tedavi sonrası yeniden ölçmektir.

Arıcılıkta Varroa mücadelesinin başarısı, kullanılan ürünün adıyla değil, koloninin sonunda hangi seviyeye getirildiğiyle anlaşılır.

Kışa hazırlanan kolonide hedef yalnızca kovana bal bırakmak değildir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Arıcılık.org ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya ücretsiz hesap oluşturun!