Tropilaelaps mücadelesinde farklı organik asitler, sentetik akarisitler ve bitkisel kökenli bileşikler araştırılmıştır. Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Bir etken maddenin bilimsel çalışmalarda Tropilaelaps üzerinde etkili bulunması, o etken maddenin Türkiye’de Tropilaelaps’a karşı ruhsatlı olduğu veya arıcı tarafından doğrudan kullanılabileceği anlamına gelmez.
2026 yılında yayımlanan kapsamlı bir derlemede formik asit, oksalik asit, amitraz, kumafos, fluvalinat, flumetrin, kükürt, timol ve bazı bitkisel bileşikler Tropilaelaps mücadelesi kapsamında değerlendirilmiştir. Aynı derleme, Tropilaelaps’a özel ruhsatlı mücadele ürünlerinin halen önemli bir eksiklik olduğunu ve mevcut yöntemlerin büyük bölümünün Varroa mücadelesinden uyarlandığını belirtiyor.
Bu nedenle etken maddeleri bilimsel kanıt düzeyi, saha sonuçları ve uygulama sınırlamaları birlikte değerlendirilerek ele almak gerekir.
Formik Asit
Formik asit, Tropilaelaps üzerinde en fazla araştırılmış ve son yıllarda en dikkat çekici sonuçların elde edildiği etken maddelerden biridir.
Bunun temel nedenlerinden biri formik asidin uçucu olması ve uygun koşullarda kapalı yavru bölgesine ulaşabilmesidir. Tropilaelaps’ın yaşam döngüsünün önemli bölümünü yavru gözlerinde geçirmesi, bu özelliği mücadele açısından önemli hale getiriyor.
2017 yılında Tayland’da yapılan saha çalışmasında formik asit, Tropilaelaps popülasyonunu azaltan uygulamalar arasında öne çıktı. Aynı çalışmada kükürt de akar seviyelerini düşürdü; ancak formik asit ve kükürt uygulanan bazı kolonilerde koloni gücü açısından olumsuz etkiler gözlendi. Amitraz ise araştırma koşullarında Tropilaelaps popülasyonunu anlamlı biçimde azaltmadı.
2024 yılında yapılan bir çalışmada yavru kesintisi ile formik asit uygulamasının birlikte kullanılması, Tropilaelaps enfestasyonunu kontrol grubuna göre çok düşük seviyelerde tutabildi. Ancak araştırmacılar hiçbir uygulamanın tüm akarları ortadan kaldırmadığını ve formik asit içeren bazı kombinasyonlarda yetişkin arı sayısında hafif azalma görüldüğünü bildirdi.
2025 yılında Tayland’da yapılan başka bir araştırmada da formik asidin Tropilaelaps ve Varroa üzerindeki etkinliği değerlendirildi. 2026 yılında Batı Gürcistan’da yapılan çalışma ise farklı mevsimlerde formik asit bazlı iki uygulamayı inceleyerek etkinliğin zamanlama ve çevre koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Değerlendirme: Tropilaelaps için şu anda bilimsel saha verisi açısından en dikkat çekici etken maddelerden biridir. Ancak ürün, sıcaklık, koloni gücü, yavru durumu ve uygulama sistemi sonucu değiştirebilir.
Oksalik Asit
Oksalik asit, Varroa mücadelesinde yaygın olarak kullanılan bir organik asittir ve Tropilaelaps üzerinde de araştırılmıştır.
Burada önemli bir fark bulunuyor: Tropilaelaps’ın kapalı yavru gözleriyle güçlü bağlantısı nedeniyle oksalik asidin etkinliği uygulama zamanına ve yavru durumuna bağlı olabilir.
2024 tarihli çalışmada yavru kesintisi ile oksalik asit uygulamasının birlikte kullanılması Tropilaelaps enfestasyonunun düşük tutulmasında başarılı sonuç verdi. Ancak bu sonuç, oksalik asidin kapalı yavru içerisindeki akarları doğrudan ve her koşulda kontrol ettiği anlamına gelmiyor.
Kore’de yapılan saha çalışmaları da benzer şekilde önemli bir ayrım ortaya koyuyor. Yavru bulunan kolonilerde oksalik asit uygulamasının Tropilaelaps üzerindeki etkinliği formik aside göre daha sınırlı kalabiliyor. 2025 tarihli bir Kore çalışmasında yaz döneminde oksalik asit buharlaştırmasının Tropilaelaps üzerindeki genel etkinliği formik asitten daha düşük bulundu.
Değerlendirme: Tropilaelaps için araştırılmış bir etken maddedir. Özellikle yavru kesintisi gibi biyoteknik yöntemlerle birlikte değerlendirilmesi daha anlamlı görünmektedir. Ancak “oksalik asit Tropilaelaps’ı kapalı yavru içinde tamamen kontrol eder” şeklinde kesin bir ifade bilimsel verilerle desteklenmiyor.
Amitraz
Amitraz, Varroa mücadelesinde kullanılan sentetik akarisitlerden biridir ve Tropilaelaps üzerinde de araştırılmıştır.
Ancak sonuçlar formik asit kadar tutarlı değildir.
Kuzey Tayland’da yapılan saha çalışmasında amitraz içeren Apivar uygulaması, araştırma koşullarında Tropilaelaps popülasyonunda anlamlı bir azalma sağlamadı.
Kore’deki farklı bir sonbahar çalışmasında ise amitrazın Tropilaelaps üzerinde belirli bir kontrol etkisi gösterdiği bildirildi. Bu çalışmada beş farklı akarisit karşılaştırılmış ve sonuçlar etken maddelerin etkinliğinin koşullara göre değişebildiğini ortaya koymuştur.
Ayrıca amitraz direnci konusunda Tropilaelaps’a ilişkin veriler halen sınırlıdır. 2024 tarihli ön baskı niteliğindeki bir çalışma, farklı sentetik akarisitlere karşı direnç ihtimalini araştırmış ancak bu alan için daha fazla doğrulama gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle ön baskı sonuçları kesin saha protokolü olarak değerlendirilmemelidir.
Değerlendirme: Tropilaelaps üzerinde araştırılmıştır ancak etkinliği çalışmalar arasında değişmektedir. Varroa için etkili olması, Tropilaelaps üzerinde aynı sonucu vereceği anlamına gelmez.
Kumafos
Kumafos, Tropilaelaps üzerinde araştırılmış sentetik akarisitlerden biridir.
Kore’de yapılan sonbahar çalışmasında kumafosun Tropilaelaps üzerindeki kontrol etkinliği yaklaşık yüzde 38 düzeyinde bulundu ve bu değer çalışmadaki beş etken madde arasında en düşük sonuçlardan biriydi. Aynı çalışmada kumafosun Varroa ve Tropilaelaps üzerindeki etkisi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu.
Daha eski bazı çalışmalarda ise kumafos içeren ürünlerle Tropilaelaps üzerinde daha yüksek etkinlik bildirilmiştir. Bu farklılıklar, sonuçların ürün, doz, uygulama şekli, akar popülasyonu ve çevre koşullarından etkilenebileceğini gösteriyor.
Değerlendirme: Bilimsel olarak araştırılmıştır ancak güncel saha verileri etkinliğinin değişken olabileceğini gösteriyor. Tropilaelaps için standart ve evrensel bir çözüm olarak değerlendirilmemelidir.
Fluvalinat
Fluvalinat, Tropilaelaps’a karşı geçmişte araştırılmış ve bazı bölgelerde kullanılan sentetik piretroitlerden biridir.
Ancak güncel bilimsel veriler fluvalinat konusunda daha temkinli olmayı gerektiriyor.
2025 yılında Kore’de yapılan çalışmada fluvalinatın Tropilaelaps üzerindeki etkinliği diğer bazı etken maddelere kıyasla düşük bulundu. 2026 tarihli kapsamlı derleme de fluvalinatın farklı sezonlarda düşük veya değişken etkinlik gösterdiğini bildiriyor.
Fluvalinat açısından bir diğer önemli konu dirençtir. Kore’de Varroa popülasyonlarında fluvalinat direncinin yaygınlaştığına ilişkin veriler bulunuyor. Bu veriler doğrudan Tropilaelaps direnci anlamına gelmez; ancak aynı kimyasal grubun uzun süre ve yoğun kullanılmasının direnç yönetimini önemli hale getirdiğini gösterir.
Değerlendirme: Tropilaelaps üzerinde araştırılmıştır ancak güncel veriler yüksek ve tutarlı bir etkinlik göstermemektedir.
Flumetrin
Flumetrin de Tropilaelaps üzerinde araştırılmış sentetik akarisitler arasındadır.
Bayvarol gibi flumetrin içeren ürünlerin Tropilaelaps üzerindeki etkinliği geçmişte incelenmiş ve bazı saha çalışmalarında kontrol sağladığı bildirilmiştir. 2026 tarihli derlemede de flumetrin, Tropilaelaps üzerinde etkinlik gösterdiği bildirilen sentetik akarisitler arasında yer alıyor.
Bununla birlikte flumetrinin Tropilaelaps için etkinliğine ilişkin çalışma sayısı formik asit kadar fazla değildir. Ayrıca sentetik akarisitlerde direnç ve kalıntı yönetimi önemli konular arasında bulunuyor.
Değerlendirme: Bilimsel olarak araştırılmış ve bazı saha sonuçlarında etkili bulunmuştur; ancak Tropilaelaps için standart, bütün bölgelerde geçerli bir uygulama olarak değerlendirilmemelidir.
Kükürt
Kükürt, Tropilaelaps mücadelesinde araştırılmış en eski kimyasal seçeneklerden biridir.
Kuzey Tayland’daki saha çalışmasında kükürt Tropilaelaps popülasyonunu azaltabildi. Ancak aynı çalışmada kükürt uygulanan kolonilerde yetişkin arı sayısında belirgin düşüş görüldü ve koloni gelişimi olumsuz etkilendi.
2026 tarihli derleme de kükürdün bazı bölgelerde etkili bulunduğunu, ancak sonuçların tutarlı olmadığını belirtiyor.
Değerlendirme: Tropilaelaps üzerinde etkisi bildirilmiştir ancak koloni güvenliği ve uygulama koşulları nedeniyle dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Timol
Timol, özellikle Varroa mücadelesinde kullanılan bitkisel kökenli bir etken maddedir ve Tropilaelaps üzerinde de araştırılmıştır.
Kore’deki sonbahar çalışmasında timolün Tropilaelaps üzerindeki kontrol etkinliği yaklaşık yüzde 46 olarak bildirilmiştir. Aynı çalışma, etkinliğin Varroa’ya göre daha düşük olabileceğini ortaya koymuştur.
2026 tarihli derlemede timol ve bazı diğer bitkisel bileşiklerin Tropilaelaps üzerinde potansiyel gösterdiği, ancak bitkisel ve uçucu yağ temelli yöntemlerin saha koşullarında laboratuvar sonuçları kadar tutarlı olmayabildiği belirtiliyor.
Değerlendirme: Araştırılmış bir seçenektir ancak saha etkinliği formik asit kadar güçlü ve tutarlı görünmemektedir.
Hop Asitleri ve Bitkisel Bileşikler
Şerbetçiotu kökenli hop asitleri ve çeşitli bitkisel bileşikler de Tropilaelaps üzerinde araştırılmıştır.
Kuzey Tayland’daki çalışmada Hopguard uygulaması akar seviyelerinde belirli bir kontrol sağlamış, ancak koloni gelişimi üzerinde olumsuz etki gözlenmiştir.
2026 tarihli derleme ise hop ekstraktlarının ve çeşitli uçucu yağların Tropilaelaps açısından araştırıldığını ancak saha etkinliğinin henüz yeterince standartlaşmadığını belirtiyor.
Değerlendirme: Araştırma açısından ilgi çekici olmakla birlikte şu aşamada standart Tropilaelaps mücadelesinin temelini oluşturacak düzeyde kanıt bulunmamaktadır.
Limonen ve Uçucu Yağlar
Limonen, limon otu yağı ve çeşitli uçucu yağlar Tropilaelaps üzerinde laboratuvar ve koloni koşullarında araştırılmıştır.
Bazı çalışmalarda yüksek akar mortalitesi bildirilmesine rağmen laboratuvar koşullarındaki sonuçların saha koşullarında her zaman aynı şekilde tekrarlanmadığı görülüyor. 2026 tarihli derleme de uçucu yağların uygulama yöntemi ve etkili konsantrasyonları konusunda daha fazla saha çalışmasına ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor.
Değerlendirme: Deneysel ve araştırma aşamasındaki seçenekler olarak değerlendirilmelidir. Ev yapımı veya etiketsiz uçucu yağ karışımları bilimsel bir Tropilaelaps mücadele protokolü olarak kabul edilmemelidir.
Tropilaelaps İçin Etken Maddelerin Bilimsel Durumu
| Etken madde | Tropilaelaps üzerinde araştırma | Genel bilimsel değerlendirme |
|---|---|---|
| Formik asit | Evet, çok sayıda saha çalışması | En dikkat çekici seçeneklerden biri |
| Oksalik asit | Evet | Yavru durumuna ve zamanlamaya bağlı |
| Amitraz | Evet | Sonuçlar değişken |
| Kumafos | Evet | Etkinlik çalışmalara göre değişiyor |
| Fluvalinat | Evet | Güncel veriler daha temkinli |
| Flumetrin | Evet | Bazı saha çalışmalarında etkili |
| Kükürt | Evet | Etki bildirilmiş, koloni etkileri önemli |
| Timol | Evet | Potansiyel var, saha sonuçları değişken |
| Hop asitleri | Evet | Deneysel/ sınırlı saha verisi |
| Limonen ve uçucu yağlar | Evet | Daha çok araştırma aşamasında |
Bu tablo ruhsat listesi değildir. Bilimsel literatürde Tropilaelaps üzerinde araştırılmış etken maddelerin özetidir. 2026 tarihli derlemeler de mevcut literatürün önemli bölümünün Varroa için kullanılan ürünlerden uyarlandığını ve Tropilaelaps’a özel ruhsatlı ürün eksikliğinin sürdüğünü belirtiyor.
Türkiye’de Durum Daha Farklı
Türkiye açısından etken madde listesinden önce resmi mücadele prosedürü dikkate alınmalıdır.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Arıcılık Araştırma Enstitüsü mevzuat sayfasında, Bal Arılarının Küçük Kovan Kurdu ile Tropileaps Akarı Hastalığına Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliği halen mevzuat başlıkları arasında yer alıyor.
Yönetmeliğe göre Tropilaelaps şüphesi bulunan durumların yetkili otoritelere bildirilmesi gerekiyor. Şüpheli koloniler için resmi veteriner hekimin incelemesi, numune alınması ve gerekli karantina tedbirlerinin uygulanması öngörülüyor. Yönetmelik ayrıca şüpheli bölgelerde kovan ve malzeme hareketlerinin sınırlandırılmasını düzenliyor.
Bakanlığın resmi Parazitoloji Laboratuvarı da Tropilaelaps teşhislerinin Bakanlığın teşhis yöntemleri ve WOAH standartları doğrultusunda yapıldığını belirtiyor.
Bu nedenle Türkiye’de arıcının gördüğü şüpheli bir akarı kendi başına Tropilaelaps kabul edip rastgele bir etken madde uygulaması, mevcut resmi mücadele yaklaşımıyla uyumlu değildir.
Türkiye’de Ruhsat Konusunda Önemli Ayrım
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ruhsatlı veteriner ilaç veri tabanında formik asit, amitraz ve flumetrin gibi farklı etken maddeler için sorgulama yapılabiliyor. Ancak bir etken maddenin bu veri tabanında bulunması, o etken maddenin Tropilaelaps’a karşı ruhsatlı olduğu anlamına gelmez. Hedef tür, ürün özeti ve ruhsat bilgisi ürün bazında değerlendirilmelidir.
Bu nedenle Türkiye’de kullanılacak herhangi bir ürün için üç ayrı soru sorulmalıdır:
1. Ürün Türkiye’de ruhsatlı mı?
2. Etikette bal arısı ve ilgili hedef zararlı belirtilmiş mi?
3. Ürünün kullanım şekli ve hedef zararlı bilgisi Tropilaelaps için gerçekten geçerli mi?
Bu üç bilgi doğrulanmadan yalnızca etken madde adına bakılarak uygulama yapılmamalıdır.
Bilimsel Olarak En Güçlü Mesaj Ne?
Bugünkü literatürün tamamı birlikte değerlendirildiğinde Tropilaelaps mücadelesinde tek bir “mucize etken madde” bulunmuyor.
Bunun yerine üç önemli sonuç ortaya çıkıyor.
Formik asit, özellikle kapalı yavru bulunan kolonilerde Tropilaelaps açısından en fazla dikkat çeken kimyasal seçeneklerden biri.
Oksalik asit, özellikle yavru kesintisi gibi biyoteknik yöntemlerle birlikte araştırıldığında anlamlı sonuçlar verebiliyor; ancak kapalı yavru içerisindeki akarlar açısından etkinliği daha sınırlı olabilir.
Sentetik akarisitlerde ise etkinlik farklı çalışmalar arasında değişiyor ve direnç, kalıntı ve koloni güvenliği gibi konular nedeniyle daha dikkatli değerlendirme gerekiyor.
Bu nedenle Tropilaelaps mücadelesinde doğru yaklaşım:
Doğru teşhis → koloni ve yavru durumunun değerlendirilmesi → uygun mücadele zamanı → mevzuata ve ruhsata uygun ürün → uygulama sonrası kontrol şeklinde ilerlemelidir.
Etken Maddeyi Görmek, Ruhsatlı Ürünü Görmek Değildir
Arıcıların özellikle dikkat etmesi gereken nokta budur.
Bir bilimsel makalede “formik asit etkili bulundu” denmesi, arıcının herhangi bir formik asit ürününü aynı dozda kullanabileceği anlamına gelmez.
Aynı durum oksalik asit, amitraz, fluvalinat, flumetrin, kumafos, timol ve diğer bütün etken maddeler için geçerlidir.
Bilimsel çalışma, etken maddenin araştırma koşullarındaki davranışını gösterir. Ruhsat ise belirli bir ürünün belirli kullanım koşullarını tanımlar.
Bu ikisini birbirine karıştırmamak Tropilaelaps mücadelesinde en önemli teknik ayrımlardan biridir.
Türkiye’de ise konu daha da hassastır. Çünkü Tropilaelaps şüphesi yalnızca normal bir Varroa mücadelesi problemi olarak değil, mevzuatta ayrıca düzenlenmiş bir arı zararlısı olarak ele alınmaktadır.
Bu nedenle Türkiye’de resmi olarak doğrulanmış bir Tropilaelaps vakasında öncelik rastgele ilaç seçmek değil, resmi teşhis ve yetkili makamların yönlendirmesidir.





